Psikoloji’ de Sanal Gerçeklik Uygulamalarının Kullanımı

Psikoloji’ de Sanal Gerçeklik Uygulamalarının Kullanımı

Sanal gerçeklik uygulamaları kişinin 360 derecelik videolar ile oluşturulmuş sanal ortama bir başlık (HMD) yardımıyla dahil olması, oradaki nesneler ve avatarlar ile etkileşime girmesini konu alan bir teknolojidir. 


Psikoloji alanında danışanlar gözlemlenirken çevrenin ve doğal koşulların kişi üzerinde yarattığı etkileri yansız bir biçimde incelemek bazı durumlarda son derece sınırlı kalabilmektedir. Bu noktada kişi için özel şekilde oluşturulmuş ve bu kişinin sanal dünyadaki nesne ve avatarlara verdiği etkileşimleri izlemek klinisyenleri katılımcı açısından yansız bir doğal gözleme yaklaştırabilmektedir. Bunun yanında yapılan çalışmalarda bazı psikolojik bozukluklar; şizofreni, depresyon gibi pek çok hastalıkta etkileri olduğu saptanmıştır. Ruh sağlığı alanında kullanım alanı olarak daha çok günümüzde yer eden çalışmalar ise fobiler olmaktadır. Fobilerin psikolojik tedavisinde kullanılan sistematik duyarsızlaştırma ve maruz bırakma gibi yöntemlerde sanal gerçeklik ortamı bu destek sürecinde basamaklara ve kişiye özel olarak hazırlanabilmektedir.

Maruz bırakma esnasında kişi kendini klinisyenin yanında bulunmasından kaynaklı olarak daha güvende hissetmekte ve klinisyenin de bütün tepkileri o sırada gözlemleyebilme şansı olmaktadır. Psikolojik destek sürecinde kişinin verilen bazı ev ödevlerini yapması veya kendi doğal çevresini son derece sağlıklı şekilde değerlendirecek düzeye gelmesi hem zaman açısından hem de maliyet açısından sınırlı kalabilmektedir. Bu sınırlılıkların sanal gerçeklik uygulamaları ile minimize edilmesi hedeflenmektedir. Kişinin sanal ortamda verdiği fiziksel ve duygusal tepkilerin gerçek dünyada aynı etmenlere verdiği tepkiler ile tutarlı olduğu yapılan bazı araştırmalar ile tespit edilmiştir. Kişinin bu sanal ortama verdiği tutarlı tepkilerin aşerme, paranoya, korku ve anksiyete belirtilerinin saptanmasında olumlu sonuçlar verdiği de gözlemlenmiştir. Fiziksel ve duygusal her iki ortam için tutarlı bir sonuç verdiğinde destek sürecinde olan kişinin hareketleri ve terapi sürecindeki ilerleyişi de öngörülebilir hale gelmektedir. 

Bir alt disiplin olan sosyal psikoloji alanında kullanım alanları gün geçtikçe artmaktadır. Kişinin gündelik hayatında diğer insanlarla etkileşimlerini gözlemlemek klinisyenler açısından bazen sınırlı kalabilmektedir. Sanal ortamda avatarlarla kişinin etkileşimleri ile bazı sağlıksız ve paranoid düşüncelerin belirtileri ve etmenlerin açığa çıkarılması sağlanabilmektedir. Kişinin olumsuz deneyimleri ve travma sonrası stres bozukluklarında (PTSD) travma anındaki olumsuz deneyimleri güvenli şekilde tekrar değerlendirebilme ve bilişsel yeniden yapılandırmaya olanak sağlayabilmektedir. Kalp atışı, solunum hızı, kaçınma tepkileri gibi bazı biofeedback verilerinin toplanması ve değerlendirilmesi aşamalarına da kolaylık sağlamaktadır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocukların odaklanma durumlarını, dikkatini daha fazla dağıtan çevresel etmenleri, hiperaktivite durumlarının terapi ortamında anlık olarak gözlenebilmesi, bu değerli veriler ve semptomların toplanabilmesi sağlıklı bir süreç için gerekli ön koşulları sunmaktadır.  

Yazar

Eslem Salı

CLINICAL TEAM

Related Posts
2 Comments

Ellerinize sağlık güzel bir bilgi verici yazı olmuş.

yesilscience

Teşekkür ederiz!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.