Her yazımın başında artık virüsle ilgili yazmayacağım diyorum ama gündemimizden hiç düşmemesi ve cevap bekleyen sorular beni yeniden virüsle ilgili yazmaya itiyor. Bugünkü süper konumuz ise aslında eskiden beri toplumda cevap arayan, doktorlarımıza saç baş yoldurtan bakteri ve virüs farkı… Neden doktorlarımıza saç baş yoldurtan dediğimi de yazının ilerleyen kısımlarında anlayacaksınız. Peki o zaman başlayalım bakalım neymiş bu bakteri ve virüs?

Bakteriler, tek bir hücreden oluşan, binlerce farklı şekil ve yapıda bulunabilen minik canlılardır. Bu canlılar vücudumuzun her yerinde milyonlarca bulunmaktadır ama telaşa gerek yok çünkü bize zarar vermeyi bırakın aksine yardım ediyorlar! Bağırsağımızda yaşayanlar, nam-ı diğer probiyotikler, yararlı bakterilerin ta kendisi; floranızı oluşturuyor ve koruyorlar, sindiriminizi kolaylaştırıyorlar. Bunun dışında gıda sektörü, sağlık sektörü, deneysel araştırmalar gibi birçok alanda bize yardımcı oluyorlar ama maalesef ki bu canlıların da bir avucumuz kadarcık olan türleri ise enfeksiyonlara neden oluyor.

Bu hastalıklara tüberküloz(verem) ve idrar yolu enfeksiyonlarını örnek verebiliriz. Doktorların saç baş yolduğu kısma gelecek olursak tabii ki bilinçsiz antibiyotik kullanımı çünkü antibiyotikler sadece bakteri öldürür. Yani bu anlattığım bakteri kaynaklı hastalıkların tedavisi antibiyotiklerdir ve gerektiği zamanlar dışında kullanılırsa vücudumuzdaki yardımcılara da zarar vererek direnç mekanizması oluşturabilirler. Bu da gerçek bir bakteriyel enfeksiyona yakaladığınız zaman antibiyotiklerin işe yaramaması demektir, ki bu asla istemeyeceğiniz bir şey olur. Enfeksiyonel hastalıklar hafife alınmayacak kadar ciddi hastalıklardır. Antibiyotikler sayesinde ise tedavileri sağlanabilmektedir eğer viral bir hastalık yani virüs kaynaklı bir hastalık durumunda kullanırsanız vücuttaki yararlı bakterilere zarar verir, direnç kazandırırken virüsler düşen bağışıklıkla vücudunuzda halay çekmeye başlar..

Şimdi gelelim en güzel yıllarımızın katili, özgürlüğümüze hançer vuran virüslere…

Virüsler bakterilerimizden kat kat küçük canlılardır ve kapsit adı verilen bir protein kabuğu ile çevrilidirler. Kapsiti etrafını saran bir koruma kalkanı olarak düşünebilirsiniz bunlar bazen lipit yani yağ tabakası ile çevrili olabilir. Bu kapsitlerin içinde ise DNA veya RNA taşırlar. Zarflı veya zarfsız olabilirler.

Peki virüsler canlı mıdır? Virüsler ne canlıdır ne de cansızdır. Yaşamlarına devam etmek için bir konakçıya yani bir vücuda ihtiyaç duyarlar, enfekte olmadıkları sürece çoğalıp yaşayamazlar. Yani vücudumuz dışında hiçbir etkileri yoktur. Hücrenize enfekte olduktan sonra genetik materyallerini hücrenize aktarırlar ve hücrelerinize kendilerini ürettirmeye başlarlar yani bir anda kendinizi virüs üreten bir fabrika olarak bulabilirsiniz:))

Vücudumuzda kendini üretttirip sayıca arttıran bu canlılar viral enfeksiyonlara neden olur. Bunlardan en bilindik olanı griptir. Herkesin hayatında defalarca yaşamış olduğu grip virüslerden kaynaklanan viral bir enfeksiyondur. Gündemimizden düşmeyen ve dünyada bir pandemiye sebebiyet veren salgınımızın sebebi de dışı yağ tabakası ile çevrili olan bir virüstür. Virüsler hep zararlı ve kötü müdür, derseniz de genelde bu sorunun cevabı “evet” tir fakat fakat bilimsel çalışmalarda birçok alanda faydaları olduğunu da söylemeden geçmiş olmayayım:))

İki canlıyı da tanıdığımıza göre vurgulamak istediğim birkaç önemli nokta olacak. Bu kısımlardan biri bakteri kısmında belirttiğim gibi antibiyotikler, yani doğru ilaç kullanımı. Hastalığın etkenini tanımak, ilaç kullanımı için çok önemli. Bağışıklığımızı güçlü tutmamız gereken bu günlerde ve hayatımızın geri kalan günlerinde doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanmamaya dikkat etmeli ve bağışıklığımıza zarar vermemeliyiz. Unutmamalıyız ki içimizde hastalıklarla savaşan savaşçılar var ve yanlış içtiğimiz ilaçlarla onların işlerine köstek olup, iyileşmeye çalışırken işleri daha zor bir hale getiriyoruz. Bakteriyel ve viral hastalıkların tedavi süreçleri ve tedavileri bambaşka. Virüsler bize daha çok zorluk çıkarsa da özellikle zarflı yani yağ tabakası ile çevrili olan virüsler deterjanlar tarafından öldürülebiliyor.

Evet bildiğimiz yağ çözen deterjanlar virüs etrafındaki yağı da çözebiliyor. Bu tabii ki vücut dışında geçerli, gidip kafanıza sıvı sabun dikmemeniz gerektiğini ben yine de belirteyim:))) O zaman napıyoruuuuz ellerimizi sık sık yıkıyoruz, gripken ya da virüs kaynaklı başka bir hastalığa yakalanınca antibiyotik diye tutturmuyoruz, bağışıklığımızı güçlü tutuyoruz, vücudumuza dost oluyoruz ve virüslere halay çektirmiyoruz…:)

Yazar

Almira Özçelik

Almira Özçelik

MARKETING

Related Post

2 Comments

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.